TCK 163 maddesi Nedir? – Psikososyal Bir Hukuk Yazısı
Hukuk sisteminin soyut prensipleriyle yüzleştiğimizde genellikle kuralların ne kadar teknik ve uzak olduğu hissettirir. Oysa kurallar, günlük hayatın tam ortasında, bireyin algılarında, duygularında ve toplumsal ilişkilerinde varlık gösterir. Bu yazıda, özellikle Türk Ceza Kanunu’nun 163. maddesini – yani “karşılıksız yararlanma” suçu düzenlemesini – ele alırken, bir psikolog gibi insan davranışlarının arkasındaki bilişsel, duygusal ve sosyal katmanlara da bakacağız.
Tarihsel Arka Plan
163. maddenin kökeni yalnızca günümüz teknolojik hizmet kullanımına değil, eski hukuk düzenlemelerine kadar uzanır. Örneğin, eski Türk Ceza Kanunu döneminde “hizmet ya da besin karşılığının ödenmemesi” gibi fiiller suç olarak düzenlenmişti. ([DergiPark][1])
Yeni Türk Ceza Kanunu ile birlikte (5237 sayılı Kanun) bu anlayış güncellenmiş; hizmetten, yayınlardan, enerjiden bedeli ödenmeksizin yararlanma hallerinin cezai sorumluluğu açık‑bir şekilde düzenlenmiştir. ([Avukat Baran Doğan][2])
2012 yılında çıkarılan 6352 sayılı Kanun ile maddenin üçüncü fıkrası eklenmiş, elektrik, su, doğal gaz gibi aboneliğe dayalı hizmetlerde “tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde” bedelsiz yararlanma fiili suç kapsamına alınmıştır. ([medikalkolej.com.tr][3])
Bu tarihsel gelişim, suçu yalnızca “şu anda ödememe” ekseninden çıkararak, teknolojik, otomatik sistemler ve abonelik esaslı hizmetler çağına uyarlamayı amaçlamıştır.
Maddenin İçeriği ve Hukuki Özellikleri
163. maddenin temel özelliği, üç fıkraya ayrılmış olmasıdır:
– Birinci fıkra: Otomatlarla sunulan ve bedeli ödendiğinde yararlanılabilen bir hizmetten ödeme yapmadan yararlanma eylemi. ([Avukat Baran Doğan][2])
– İkinci fıkra: Telefon hatları, frekanslar veya elektromanyetik dalgalarla yapılan şifreli ya da şifresiz yayınlardan sahibinin ya da zilyedin rızası olmadan yararlanma. ([Avukat Fatih Tahancı][4])
– Üçüncü fıkra: Abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik enerjisi, su veya doğal gazın sahibinin rızası olmaksızın ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde kullanılması. ([Ekin Hukuk][5])
Bu düzenleme şu psikolojik ve toplumsal yönleriyle dikkat çeker: hukukun bilişsel olarak “ödeme‑kullanım ilişkisinin” algısını, duygusal olarak “adalet ve hakkaniyet” beklentisini ve sosyal olarak “toplumun ortak kaynaklarına saygı” normunu pekiştirdiğini görürüz.
Günümüzdeki Akademik ve Uygulama Tartışmaları
Akademik literatürde 163. maddenin uygulanışı ve normatif bağlamı bakımından birkaç tartışma öne çıkmaktadır:
– Hukuki eşitlik ve sosyal adalet açısından: Bazı eleştiriler, maddenin özellikle ekonomik açıdan dezavantajlı grupları cezai yükümlülük altına almaya yatkın olduğu yönündedir. Örneğin, sayaçla oynama ya da abonelik olmaksızın hizmet kullanma fiilleri, yoksunluk ya da düşük gelir bağlamında da yorumlanabilir. ([medikalkolej.com.tr][3])
– Teknolojik gelişmeler ve suçun sınırları: Dijital yayınlardan izinsiz yararlanma, kablosuz ağ kullanımı, şifreli yayınlara giriş gibi yeni fiil biçimleri maddenin kapsamını genişletmiştir; ancak bu durum “kast”, “ölçülebilir tüketim”, “ölçümün engellenmesi” gibi unsurların somut tespitini zorlaştırmaktadır. ([antoryumhukuk.com.tr][6])
– Hırsızlık suçuyla sınır çekme meselesi: 163. maddenin gerekçesinde belirtildiği üzere, burada bir “taşınabilir mal” bulunduğu ya da bir “hile” ile aldatma gerçekleştiği için hırsızlık ya da dolandırıcılık suçu değil, özel kapsamlı bir karşılıksız yararlanma suçu oluşur. ([Samsun Avukat][7])
– Uygulamadaki belirsizlik ve ceza‑takdir alanı: Özellikle üçüncü fıkrada, “tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde” kullanma şartının yoruma açık olması, mahkeme kararlarında görüş farklılıklarına yol açmaktadır. Bu da hukuk güvenliği açısından tartışma yaratmaktadır. ([DergiPark][1])
Sonuç ve Okuyucu İçin Sorgulama Alanları
163. maddenin hem hukuki hem psikolojik bir yönü vardır: Bilişsel olarak birey “kullan‐ödeme” ilişkisinde düşünür; duygusal olarak “adil mi?” sorusunu sorar; sosyal olarak ise “aynı kaynakları paylaşan toplumda benim tutumum ne olmalı?” diye içsel bir sorgulamaya girer.
Okuyucu olarak size birkaç soru bırakıyorum:
– Günlük yaşamınızda bir hizmetten ya da abonelik esaslı sistemlerden yararlanırken “ödeme – kullanım” ilişkinizi ne kadar farkındalıklı yaşıyorsunuz?
– Bir otomata ödeme yapmadan geçmek, bir yayın sistemine izinsiz erişmek ya da abone olmadan doğalgaz/elektrik kullanmak gibi eylemler sizin için ne ifade ediyor – sadece bir “küçük ihlal” mi yoksa toplumsal düzeni zedeleyen bir davranış mı?
– Hukukun bu tür fiilleri cezalandırmasının, birey seviyesinde adalet algınızı nasıl etkilediğini düşündünüz mü? Toplumsal kaynakların paylaşımı bağlamında sizin tutumunuz nedir?
Hukuk yalnızca kurallar bütünü değildir; aynı zamanda bireyin zihninde, duygularında ve toplumsal ilişkilerinde yankı bulur. 163. maddenin ışığında, ödeme‐kullanım normunu yeniden düşünmek, aslında kendi davranışlarımızı ve toplumla olan ilişkilerimizi de sorgulamamız için iyi bir fırsattır.
[1]: “KARŞILIKSIZ YARARLANMA SUÇU (TCK m.163) (The Crime of … – DergiPark”
[2]: “TCK Madde 163 Karşılıksız Yararlanma Suçu – Avukat Baran Doğan”
[3]: “TCK 163 madde nedir ? – Öğrenme ve İlham”
[4]: “TCK 163 Karşılıksız Yararlanma Suçu Nedir? | Unsurları, Cezası ve Etkin …”
[5]: “Karşılıksız Yararlanma Suçu (TCK m. 163) – Ekin Hukuk”
[6]: “Karşılıksız Yararlanma Suçu ve Cezası (TCK Madde 163)”
[7]: “Karşılıksız Yararlanma Suçu ve Cezası TCK 163 – Samsun Avukat”

Yanıt yok